Hakkında Barfly
Barfly, 1987 yapımı, yönetmenliğini Barbet Schroeder'in üstlendiği ve senaryosunu ünlü şair/yazar Charles Bukowski'nin kendisinin yazdığı yarı-otobiyografik bir komedi-dram filmidir. Film, Bukowski'nin alter egosu olan Henry Chinaski karakteri etrafında döner. Chinaski, Los Angeles'ın kenar mahallelerinde, barlarda geçen bir hayat sürer, sürekli içki içer ve ara sıra şiirler yazar. Hayatı, rutin kavgaları, alkol bağımlılığı ve geçim sıkıntılarıyla doludur. Bu düzen, zengin ve entelektüel bir editör olan Tully Sorenson ile tanışınca değişim ihtimali doğar.
Mickey Rourke, Henry Chinaski rolünde unutulmaz bir performans sergileyerek karakterin kaba, savruk ama aynı zamanda içten ve belli bir onuru barındıran yapısını muhteşem bir şekilde canlandırıyor. Faye Dunaway ise Wanda karakteriyle, Chinaski'nin hayatındaki diğer önemli figür olarak karşımıza çıkıyor ve ikilinin kimyağı filmi taşıyor. Film, sadece Bukowski'nin hayatına değil, aynı zamanda yaratıcılık, bağımlılık, toplum dışına itilme ve 'öteki' olma hallerine samimi ve hicivli bir bakış sunuyor.
Barfly, karanlık mizah anlayışı, unutulmaz diyalogları ve çarpıcı karakterleriyle kült statüsü kazanmış bir filmdir. Bukowski'nin kendi hayatından kesitler sunması ve senaryoyu bizzat yazmış olması, filme otantik ve çiğ bir hava katıyor. Yönetmen Barbet Schroeder, Bukowski'nin dünyasını estetize etmeden, olduğu gibi, bazen rahatsız edici ama her zaman dürüst bir şekilde perdeye yansıtmayı başarıyor. Edebiyat, alkol, yalnızlık ve aşk temalarını harmanlayan bu film, izleyiciyi sıradışı bir karakterin iç dünyasına çekiyor. Bukowski hayranları için bir başyapıt, yeni izleyiciler için ise sert ama dokunaklı bir insan portresi sunan Barfly, mutlaka izlenmesi gereken bir 80'ler klasiğidir.
Mickey Rourke, Henry Chinaski rolünde unutulmaz bir performans sergileyerek karakterin kaba, savruk ama aynı zamanda içten ve belli bir onuru barındıran yapısını muhteşem bir şekilde canlandırıyor. Faye Dunaway ise Wanda karakteriyle, Chinaski'nin hayatındaki diğer önemli figür olarak karşımıza çıkıyor ve ikilinin kimyağı filmi taşıyor. Film, sadece Bukowski'nin hayatına değil, aynı zamanda yaratıcılık, bağımlılık, toplum dışına itilme ve 'öteki' olma hallerine samimi ve hicivli bir bakış sunuyor.
Barfly, karanlık mizah anlayışı, unutulmaz diyalogları ve çarpıcı karakterleriyle kült statüsü kazanmış bir filmdir. Bukowski'nin kendi hayatından kesitler sunması ve senaryoyu bizzat yazmış olması, filme otantik ve çiğ bir hava katıyor. Yönetmen Barbet Schroeder, Bukowski'nin dünyasını estetize etmeden, olduğu gibi, bazen rahatsız edici ama her zaman dürüst bir şekilde perdeye yansıtmayı başarıyor. Edebiyat, alkol, yalnızlık ve aşk temalarını harmanlayan bu film, izleyiciyi sıradışı bir karakterin iç dünyasına çekiyor. Bukowski hayranları için bir başyapıt, yeni izleyiciler için ise sert ama dokunaklı bir insan portresi sunan Barfly, mutlaka izlenmesi gereken bir 80'ler klasiğidir.


















