Hakkında An American Pickle
An American Pickle, 2020 yapımı benzersiz bir fantastik komedi filmi olarak karşımıza çıkıyor. Yönetmen koltuğunda Brandon Trost'un oturduğu film, senaryosunu Simon Rich'in kendi kısa hikayesinden uyarlayarak yazmış. Başrolde ise Seth Rogen, hem 1920'lerden gelen göçmen Herschel Greenbaum'u hem de onun günümüzdeki torunu Ben Greenbaum'u çift rol olarak canlandırıyor. Bu performansıyla Rogen, hem fiziksel komediyi hem de duygusal derinliği aynı anda taşımayı başarıyor.
Film, 1920'lerde Doğu Avrupa'dan Amerika'ya göç eden ve bir turşu fabrikasında çalışan Herschel'in, bir kaza sonucu turşu gibi muhafaza edilip 100 yıl sonra, yani 2020'lerin Brooklyn'inde uyanmasını konu alıyor. Bu sıra dışı zamanda yolculuk, Herschel'i teknoloji, sosyal medya, gıda endüstrisi ve aile bağları gibi konularda tamamen yabancı olduğu bir dünyayla karşı karşıya bırakıyor. En büyük şoku ise kendi soyundan gelen, yalnız ve idealist bir uygulama geliştiricisi olan torunu Ben'i bulduğunda yaşıyor.
İzlenmesi gereken bir film çünkü geleneksel balık out of water (sudan çıkmış balık) komedi formatını, modern toplum eleştirisi ve nesiller arası çatışma temalarıyla harmanlıyor. Film, göçmenlik hayali, Amerikan Rüyası, tüketim kültürü ve ailenin anlamı üzerine düşündürücü sorular sorarken, bir yandan da bolca gülümsetiyor. Yönetmen Brandon Trost, görsel olarak iki zaman dilimi arasındaki kontrastı etkili bir şekilde yansıtıyor. Brooklyn'in nostaljik ve hiper-modern yüzlerini aynı karede görmek izleyiciye keyif veriyor.
An American Pickle, sadece absürt bir komedi değil, aynı zamanda insan ilişkileri ve değerler üzerine sıcak bir hikaye sunuyor. Seth Rogen'in çift rol performansı, filmin taşıyıcı gücü olurken, hikayenin kalbi de samimiyetini koruyor. Kısa süresiyle tempolu bir anlatım sunan film, farklı bir komedi arayan izleyicilere hitap ediyor.
Film, 1920'lerde Doğu Avrupa'dan Amerika'ya göç eden ve bir turşu fabrikasında çalışan Herschel'in, bir kaza sonucu turşu gibi muhafaza edilip 100 yıl sonra, yani 2020'lerin Brooklyn'inde uyanmasını konu alıyor. Bu sıra dışı zamanda yolculuk, Herschel'i teknoloji, sosyal medya, gıda endüstrisi ve aile bağları gibi konularda tamamen yabancı olduğu bir dünyayla karşı karşıya bırakıyor. En büyük şoku ise kendi soyundan gelen, yalnız ve idealist bir uygulama geliştiricisi olan torunu Ben'i bulduğunda yaşıyor.
İzlenmesi gereken bir film çünkü geleneksel balık out of water (sudan çıkmış balık) komedi formatını, modern toplum eleştirisi ve nesiller arası çatışma temalarıyla harmanlıyor. Film, göçmenlik hayali, Amerikan Rüyası, tüketim kültürü ve ailenin anlamı üzerine düşündürücü sorular sorarken, bir yandan da bolca gülümsetiyor. Yönetmen Brandon Trost, görsel olarak iki zaman dilimi arasındaki kontrastı etkili bir şekilde yansıtıyor. Brooklyn'in nostaljik ve hiper-modern yüzlerini aynı karede görmek izleyiciye keyif veriyor.
An American Pickle, sadece absürt bir komedi değil, aynı zamanda insan ilişkileri ve değerler üzerine sıcak bir hikaye sunuyor. Seth Rogen'in çift rol performansı, filmin taşıyıcı gücü olurken, hikayenin kalbi de samimiyetini koruyor. Kısa süresiyle tempolu bir anlatım sunan film, farklı bir komedi arayan izleyicilere hitap ediyor.


















